Bu kelime hakkında daha fazla bilgi edin
Crisis
Yoğun tehlike ya da güçlük dönemi. İngilizce çoğulu düzensizdir, crises, CRY-seez diye okunur. Fiiller: defuse, avert, escalate.
Bağlamdaki örnekler
The crisis brought both powers to the brink.
Kriz iki gücü de uçurumun kenarına getirdi.
Ministers met to defuse the diplomatic crisis.
Bakanlar diplomatik krizi yatıştırmak için toplandı.
Daha fazla İngilizce deste keşfet
💬 Umi hocanımızla iki dil konuşabilir hale gel
Umi telaffuzunu ve dilbilgini düzeltecek ve sana doğal olarak nasıl cevap vereceğini öğretecek.